Hac

Arafat Dağı (Cebel-i Rahme)

arafat dağı

Hacıların Kurban Bayramı’nın arefe günü toplandıkları Mekke’nin doğusundaki tepeye Arafat denir

Arafat, yaklaşık olarak Mekke-i Mükerreme’ye yirmi beş kilometre güneydoğusunda, haccın farzlarından biri olan vakfenin yapıldığı yerdir.

Aynı zamanda Adem (as) ile Havva validemiz Cennet’ten ayrılıp yeryüzüne indirildikten sonra, Arafat’ta buluşmuşlardır. Bu güne “Arefe” bu yere de “Arafat” denmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav)’in arefe günü vakfeye durduğu ve mübarek hutbesini okuduğu yer ise, Arafat ortalarında “Nabit” denilen yüksekçe bir tepedir. Bugün burası Cebel-ür-rahme diye bilinmektedir.

Arafat’a Çıkış

Zaman bakımından vakti müsait olanlar Zilhicce’nin sekizinci terviye gününü güneş doğduktan sonra telbiye okuyarak Mina’ya hareket ederler. O akşam orada Mescid-i Hayf yakınlarında bir yerde kalırlar. Ertesi günü güneş doğduktan sonra telbiye okuyarak tekbir, tehlil ve salavat-ı şerife getirerek Arafat’a çıkarlar.

Zilhicce’nin sekizinci günü Mekke’den Mina’ya çıkmaya vakti müsait olmayanlar Zilhicce’nin dokuzuncu yani arefe günü güneş doğduktan sonra telbiye okuyarak tekbir, tehlil ve salat-ı şerife getirerek doğru Arafat’a çıkarlar.

Arafat’a girerken şöyle dua edilir:

“Allah’m! Sana yöneldim. Sana dayandım. Senin zatını murad ettim. Seferimi mübarek kılmanı, Arafat’ta dilediğimi vermeni, günahlarımı bağışlamanı ve beni, kendileriyle meleklerine öğüneceğin kimselerden kılmanı istiyorum.”

Cebel-i Rahme’yi görünce de şöyle dua edilir:

“Allah’ım! Sana yöneldim. Sana dayandım. Senin zatını murad ettim. Allah’ım beni bağışla, tövbemi kabul et, dileğimi ver, nerede olursam hayrı bana yönelt. Allah’ım! Seni tesbih ve tenzih ederim. Hamd sana mahsustur. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür, güç ve kuvvet yalnız senindir.”

Bir taraftan çadıra ve saireye yerleşirken, diğer taraftan her türlü zikir ve duanın kabul olacağı bu mukaddes yerlerde bulunulduğu sürece bir daha bu fırsat ele geçmez, bir daha bu lütfa mazhar olmak nasip olmaz düşüncesiyle zaruri ihtiyaçlar dışındaki vakitleri Kur’an okuyarak, tekbir, tehlil ve salavat getirerek, bol bol tövbe, istiğfar ve dua ederek değerlendirmeye çalışmalı; Allah’ın bol bol inen rahmetini, büyük büyük günahları affedişini gören şeytanın en hakir, en rezil ve en öfkeli olduğu bu günü gafletle geçirmemeye çalışılmalıdır.

Öğle olunca “Nemire Mescidi”ne getirilerek okunacak hutbeler dinlenir. Bir ezan ve iki ikametle öğle namazı ile ikindi namazı arka arkaya orada cemaatle kılınır. Mescid’e gidemeyenler, sahih kavle göre ister tek başına, ister cemaatle öğle ve ikindi namazlarını ayrı ayrı vakitlerinde kılarlar.

VAKFE

Vakfe, “durmak, ayakta dikilmek, şüphe, duraksama, yaya sarılan kiriş” gibi anlamlara gelen vakfe, dinî bir kavram olarak, hac yapan kimselerin, belirli vakitte Arafat ve Müzdelife’de durmasını ifade eder. Arafat vakfesi, haccın iki rüknünden biri olup, farzdır.

Namazdan sonra mümkün ise Cebel-i Rahmet yakınına gidilerek büyük kayaların yanında, mümkün değil ise Arafat’ın herhangi bir yerinde güneş batıncaya kadar haccın rükünlerinden olan vakfe yani duruş yapılır. Gücü kuvveti yerinde olanlar ise vakfeyi ayakta yaparlar.

arafatta-vakfe

Arefe günü güneşin zevale gelmesi ile başlayan ve Kurban Bayramı’nın birinci gününün fecrine kadar devam eden bu zaman içerisinde Arafat hudutları dahilinde bir an dahi olsa bulunabilmenin vakfesi sahihtir. Arafat’ın her yerinde vakfe yapılabilir. Ancak Batnı Urene denen yerde vakfe yapılmaz.

Duanın en çok kabule şayan olan bu mübarek makamlardan bol bol dua edilir. Allah’a yalvarılır. Af ve mağrifet dilenir. Bol bol telbiye, tekbir, tehlil ve salavat çekilir. Bilhassa:

“Lâ ilâhe illallàhu vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü yühyi ve yümitü ve huve hayyün lâ yemütü biyedihil hayru ve huve alâ külli şey’in kadir” çokça tekrar edilmesi gerekir.

Güneş battıktan sonra Müzdelife’ye doğru hareket edilir. Akşam namazı ne Arafat’ta ne de yolda kılınmaz. Kılındığı taktirde iadesi gerekir.

Sizlere bu makalemizde Arafat ve Cebel-i Rahme’nin kelime anlamları ve özelliklerinin yanında özellikle Hac döneminde Arafat’ın önemi ve yapılması gerekenleri belirtmeye çalıştık.

Rabbim istifade etmeyi nasip eylesin.

 

Konu ile bağlantılı diğer makalelerimize de göz atabilirsiniz:

Müzdelife vakfesi ve detaylı bilgiler için tıklayınız.

Mina ve Şeytan Taşlama ile alakalı detaylı bilgiler için tıklayınız.

Yorum Yap

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

To Top