Kudüs

Selahaddin Eyyübi İle Hristiyan Komutan Arasındaki İbretlik Diyalog

selahaddin-eyyübi-ve-dialogu

Selahaddin Eyyübi komutasındaki İslam ordusu Kudüs’ü kuşatır ve günler süren muhasara başlar. Dahice savaş taktikleriyle Selahaddin Eyyübi’nin ordusu Hristiyan olan Kudüs kralı Gui ve onun kumandanı Balion’un askerlerine büyük zayiat verdirirler.

Daha sonra Sultan Selahaddin’in elçisi Emir Şah, Kudüs Kralıyla görüşerek şehir teslim edildiği taktirde aman verilecektir, dileyenin istediği yere gitmesine, hatta gidilebilecek yere kadar korunmasının sözü verilir.

İlk anda bu teklif kabul edilmese de İslam askerlerinin üst üste kazandığı zaferler sonunda Kudüs’ü daha fazla savunamayacaklarını anlarlar ve Kumandan Balion, Selahaddin Eyyübi ile görüşerek şartlarını kabul ettiklerini ve bazı isteklerinin olduğunu söyler. Fakat bu seferde Sultan Selahaddin,‘’Mağlupların bir şey talep etmeye hakları yoktur’’ diye teklifi geri çevirir. Kumandan Balion tekrar Kudüs kalesine girerek Kral ile görüşüp yeni bir teklifle tekrar Sultan Selahaddin’in karşısına çıkar.

”Sultanım yeni tekliflerle geldim. İyiliğine, cömertliğine merhametine sığınmaya geldim. Her erkek için on, her kadın için beş, her çocuk için de iki altın bedel teklif etmeye geldim. Bu bedeli ödemeyenler için istediğiniz tasarrufu yapabilirsiniz.”

Sultanın yanında sadece Turan Şah vardı. Sultan ona döndü:

”Git bakalım, tekliflerini duydun, kumandanlarıma anlat, ulemaya danış, beylere sor ve tez yoldan cevap getir.” Turan Şah çıktıktan sonra Balion’a ”biraz bekleyeceğiz” dedi. ”haber şimdi gelir.”

Balion Sultanın affını istirhamdan sonra bir soru attı:

” Böyle bir işi kumandanlarınıza ve alimlerinize danışır mıydınız?

”Elbette bizde danışmak sünnettir. Yani peygamber efendimizin bize miras bıraktığı güzel adetlerdendir.”

”Anlıyorum bu yüzden hata yapmıyorsunuz.”

Ve Sultan Selahaddin ibretlik sözlerle Balion’a hitap ederek:

”Biz bir yerine yüz kafayla, bin kafayla düşünürüz, iki göz yerine iki bin gözle görürüz. Müslüman alimler herhangi bir işin ilmi ve dini cihetini söylerler, kumandanlar askeri cihetini, beyler de siyasi cihetini söylerler. Altından kalkamadığımız bir meselede halkın reyine başvururuz.”

”Sultanın sultanlığı nerede kalır o zaman?”

”Tatbikatta kalır. Saltanat icra merciidir, yani sultanlar, bir nevi hizmetkardırlar.”

Balion sıçradı birden:

”Haşa, siz kendinize hizmetkar mı diyorsunuz?

Duyduklarını, düşündüklerini bir Hristiyanın anlaması ne kadar zordu. Sultan Selahaddin gülümsedi:

”Elbette hizmetkar diyorum, dinimin hizmetkarıyım. Kendimi bundan başka türlü görmekten ve başka türlü görünmekten Allah’a sığınırım.”

 

 

Kaynak: Yavuz Bahadıroğlu – Selahaddin Eyyübi
Yorum Yap

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

To Top