Kudüs

Siyonistlerin Müslümanlar Üzerindeki Projeleri

Siyonistlerin Müslümanlar Üzerindeki Projeleri

Yahudilerin İslamiyet ile tam anlamıyla tanışması Peygamber efendimiz (sav)’in Medine’ye hicretiyle başlamıştır. Burada bulunan Beni Kaynuka, Beni Nadr ve Beni Kureyza isimli Yahudi kabilelerle önce sulh anlaşmaları yapılmıştır. Müslümanlar ile Yahudi kabileler arasında sulh anlaşması bulunmasına rağmen, Yahudiler gizliden gizliye bozgunculuk, kışkırtıcılık fitne ve fesat tohumlarını ekmeyi yine halen olduğu gibi kimseye bırakmamışlardır. Peygamber Efendimiz (sav)’in önce her şeye rağmen Ehl-i kitap oluşlarından dolayı kendilerine müsamahalı davranmasına karşın, hal ve hareketleriyle bu insanî muâmelelere lâyık olmadıklarını açıkça göstermişler ve bu kabilelerle savaşmaktan başka çaresi kalmamıştır.

buyuk-israil-projesi

Yahudi inancına göre vadedilmiş topraklar (Büyük İsrail Projesi)

Yahudilerin Müslümanlar üzerinde 7. yüzyılda başlattığı çeşitli oyunlar 21. yüzyılda hiç eksilmeden sürekli üzerine bir şeyler katmak suretiyle güncelliğini korumaktadır. Günümüzün dünyasında en büyük Yahudi projelerinden biri, kendisine Belfor vaadi gönderilen Reçild’in kasalarında bulunan bir harita, kurulması planlanan Büyük İsrail’in sınırlarını göstermektedir. Bu devletin sınırları; Suriye toprakları, Irak’ı, Türkiye’nin bir kısmını Kuveyt’in kuzeyini, Hayber’i ve Medine-i Münevvere de dâhil Suudi Arabistan’ın kuzeyini, Mısır’ın Nil’e kadar olan doğu kısmını içine almaktadır.


Yahudi İnancına Göre Vadedilmiş Topraklar (Büyük İsrail Projesi)

Yahudilerin onlarca yıldır yaptığı strateji aslında çok basittir. Müslüman ülkelerde iç karışıklık çıkartarak aynı ülkede yaşayan insanları birbirine düşürür. Özellikle İsrail stratejik düşüncesinde, tüm Arap devletlerinin daha küçük parçalara bölünmesi hep tekrar tekrar görülen bir kavramdır. Örnek vermek gerekirse, Ze’evSchiff, Haaretz’in askeri muhabiri (ve muhtemelen bu konuda İsrail’de en çok bilgiye sahip kişi), bir yazısında Irak’ta İsrail için olabilecek en iyi şeyin: Irak’ın Şii ve Sünni devletler ve Kürt tarafının ayrılması olacağını yazmıştır.

Büyük İsrail Projesi’nin askeri müdahalelerle gerçekleşmesi neredeyse imkânsızdır. Çünkü;

Dünya’da 5.4 milyonu İsrail’de, 5.3 milyonu Amerika Birleşik Devletleri‘nde, geriye kalanı ise Dünya’nın dört bir yanındaki çeşitli büyüklüklerdeki cemaatlerde yaşayan, 13.2 milyon Yahudi vardır. Bu sayı, bugünkü tahmini dünya nüfusunun %0.2’sine tekabül etmektedir. Dünya’da yaşayan Müslüman sayısı ise yaklaşık 1.6 milyarın üzerindedir. Yani ortalama 120 Müslüman’a 1 Yahudi düşmektedir. Dolayısıyla İsrail Devleti’nin bu projeyi hayata geçirebilmesi için askeri müdahale en son çaredir.

Tabii ki Siyonistlerin tek yaptığı şey fitne, fesat yaymak değildir. Zira bu yaptıkları hainliklerine haksızlık olur. Birkaçından bahsetmek gerekirse;

1939 senesinde çıkan Bertoğulları (Yahudi oğulları) kararında şu ifade yer almaktadır;

“Onları dinden uzaklaşma fikrine ikna edebilmek için başka toplumlarda alancı özgürlükçü devrimcilik ruhu yaydık. Hatta bu dinlerin ilkelerini anlatmayı utanç verici bir şey sayacak anlayışı bu toplumlarda hâkim duruma getirdik. Birçoklarını dinsizliklerini ve yaratıcının varlığına kesinlikle inançları olmadığını açıkça ilan etmeye ikna ettik. Darvin’in teorisine dayanarak maymunların çocukları olmakla övünecek kadar onları sapıttık.”

Psikoloji ilminde de, ahlakı yıkmak için Freud’ü öne çıkardılar. “Freud bizdendir ve onun cinsellik konusundaki görüşlerini güneşin ışıklarını yayması gibi yayacağız ki, gençlerin nazarında mukaddes hiçbir şey kalmasın ve her yerde ahlak yok olsun, dünyaya harap olmuş vaziyette biz hâkim olalım.” diyorlar.


Yahudilerin İslami Çözümden Korkuları

Ben Gorion diyor ki, ”Biz bölgedeki sosyalizmlerden, devrimlerden ve demokrasilerden korkmuyoruz. Biz ancak İslam’dan korkuyoruz. Uzun zamandan beri uyumakta olan dev, yeniden uyanma belirtileri göstermeye başladı. Yine aynı kişi diyor ki “Benim en çok korktuğum şey Arap dünyasında yeni bir Muhammed’in çıkmasıdır.”

Şimon Perez 1978 seçim propagandaları sırasında yaptığı bir konuşmasında şunları söylüyor: “İslami kılıcını çekmiş olduğu sürece bölgede barışın gerçekleşmesi mümkün değildir ve İslam kılıcını kınına sokuncaya kadar biz geleceğimizden emin olamayız.”

İsrail radyosunun siyasi yorumcusu, 5 Eylül 1987 tarihinde akşam 22:30 sularında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yahudilerin ve dostlarının bilmesi gerekir ki İsrail’in karşı karşıya kaldığı bulunduğu gerçek tehlike İslam ruhunun yeniden uyanışa geçmesidir. İsrail’i sevenlere düşen İslam ruhunun sönük halde kalması için gayret sarf etmesidir. Çünkü bu ruh yeniden alevlenirse İsrail tehlikeye düşmeyecek, bütün Batı uygarlığı tehlikeye düşecektir.”

kuduste-cocuk-olmak

İşgalci Yahudi Askerleri Savunmasız Küçücük Çocukları Terörist İlan Etmeye Çalışıyor.

Hiç şüphe yok ki İsrail, uluslararası bir komplo ve dünya devletlerinin aralarında yaptıkları anlaşma neticesinde kurulmuştur. Ancak herkesin iyi bilmesi gerekir ki, Yahudilerin en az 50 yıl boyunca sarf ettikleri gayret, karşı karşıya kaldıkları baskılar kolay ve basit şeyler değildi. Onların devletlerini kurmaları, akıttıkları kanlarının, döktükleri terlerinin, uykusuzluklarının ve yorgunluklarının meyvesidir. Vatanını terk ederek canını tehlikeye atan, Filistin’de 40 yıl veya daha fazla süre tehdit altında yaşayan, baba, dede toprağı, vadedilen toprak diye inandığı toprak uğruna ateş üstünde, her an ölüm tehlikesi ile karşı karşıya yaşayan Yahudilerin yaptığı basite alınacak bir şey değildir. Vadedilmiş toprak diye inandığı toprak için her türlü fedakârlığı gösterdiler. Malını sarf etmek, asli vatanını terk etmek, kendilerini Avrupa’daki ve Amerika’daki toplumlara bağlayan her şeyden kopmak tarzındaki fedakârlıkları büyük bir işti. Aynı şekilde gelecekte Filistinlilerle aralarında vuku bulacak savaşa kendilerini hazırlamak için 2. Dünya Savaşı’nın ateş hattına girebilen askeri birlikler oluşturmaları da büyük bir işti.

Bunlar bizim düşmanlarımız ve yaptıkları hazırlıklar işte bu. Bunların kendi bâtıl düşünceleri için sarf ettikleri bunca gayret ve katlandıkları zorluklara karşı biz ne hazırladık?

Yazımı kelamların en güzeli olan Allah’ın (c.c) kelamıyla bitirmek istiyorum;

Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azap var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun. (İbrahim Suresi, 46. ayet meali)

Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara fark edemedikleri bir yönden geldi. (Nahl Suresi, 26. ayet meali)

Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik. (Neml Suresi, 50. ayet meali)

 

Muhlis AKKOCA
Halâskâr Dergisi Mayıs Sayısı

Yorum Yap

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

To Top